Gönül Sarayımıza Yerleştirirken Mihenk Taşlarını Gönülden İcazet Aldık Mı?

Gönül sarayımıza yerleştirirken mihenk taşlarını gönülden icazet aldık mı? 


Her birimizin ilk ve son  defa müşâhede ettiği hayatın bazı zamanlarında bizi biz yapan hatalar  mevcuttur. Varlığı tezatları mukabilinde idrak edebildiğimiz dünya hayatında, kendimizi de hata ve hayırlı vasıflarımızla anlamlandırıyoruz. Misal olarak erdemli olmak vasfını, fuhşiyat gibi ahlâka muğayir davranışların varlığıyla idrak ediyoruz. Zîra herkes erdemli olsa idi biz aciz varlıklar fuhşiyat nedir idrak edemezdik. Binaenaleyh hatalarımız, hayatımızda beyazı anlamlı kılan siyah gibidir. 
 
Neticesinde bazı nimetleri kaybettiğimiz hatalar, mâhiyet bakımından ikiye ayrılır:
Biri maddi nimetlerdir, diğeri mânevi nimetlerdir. Neticesinde maddi nimetlerden mahrum kaldığımız hataların  telâfisi  kolaydır. Zira nimet sahibinin hazinesi boldur. Lâkin mânevi nimetleri , günümüzde en az kıymet verdiğimiz nimetleri  kaybettiğimiz hataların telâfisi bu kadar basit değildir. Çünkü maddi nimetler sizden o değere mukâbil bir ücret isterken , mânevi nimetler sizden sizi ister. Mânevi nimetlerin kaybı sizden bir parçanın artık nâkıs kalması demektir. Buradaki en ehemmiyetli mihenk taşı ise muhabbettir. 
  
Gönül sarayının temellerini muhabbet denilen mihenk taşı ile göğe doğru yükseltiyoruz. Bundan mütevellit bu muhabbeti teveccüh ettiğimiz Varlık, gönlümüzün sultanı oluveriyor.
Efendiler! Pınarlarını hayatımızın her alanına oluk oluk akıtacak bir menbaı seçiyoruz . Buradaki yapacağımız en küçük bir hata hayatımıza sirayet edecek , tesirini belki hayatımızın geri kalan vaktinde hissedeceğiz. Merhum Kadir Mısıroğlu'nun dediklerini burada anmak yerinde olacaktır:

”En büyük bedeli muhabbete ödersiniz. Yanlış adam sevmeyin! ”
Peki ya gönülümüze yerleştirirken mihenk taşlarını neye göre yerleştiricez ? Kime sorucaz? Nasıl icazet alabiliriz bunun için gönülden? 

Herkes bilir ki eve gelen misafiri ev sahibi yönlendirir. Herkesin yeri mâhiyetlerine göre belirlenmiştir ev sahibi tarafından. Gönül sarayının sahibi de Allah'tır. Kimin içeriye alınacağını, nereye oturacağını fevkalede  izah etmiştir. Bu işleyişi bize İslam'la haber vermiştir. 

Şimdi bir bak gönül sarayına! Belki görmediğin ne viraneler yatar orada, bir el bekliyorlar senden. Senden ev sahipliği değil, misafirperverlik bekliyorlar. Söndürme muhabbetin ateşini. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Peki yalnızlık hep yalnız mıdır?

Sen tesbih çekmezsin , tesbih seni çeker...